Objektif Haber

Çocukluğumdaki Ezan Sesleri

Çocukluğumdaki Ezan Sesleri
Cihat Öncü
Cihat Öncü( cihatoncu@objektifhaber.com.tr )
18 Mart 2021 - 12:43

Evimiz Bentbaşı Mahallesindeydi.

Arka camdan Ali Hikmet Paşa Caddesini, daha alt tarafta ise Pazartesi Pazarını görüyordu. O zamanlar bahçeli bir-iki katlı evler, arsalar çoktu. Şimdiki gibi bitişik nizam aralıksız ve on metre karşılıklı yapılmış apartmanlar şehri tam olarak kuşatmamıştı ve baya uzaklar görülebiliyor, duyulabiliyordu.

Ezanlar merkezi sistem olmadığı için her camiden ayrı hocalarca ve zaman farklılıklarıyla okunuyordu. Bunun hem güzellikleri hem de zorlukları vardı. Ezan okunuyor, uzandığınız yerden doğruluyorsunuz, bitince tam uzanmak üzereyken diğer camiden ezan başlıyordu.  Ama ezanı daha fark ettiriyordu o eski sistem.  Her camiden farklı tonda ezanlar okununca o anın farklı ve özel olduğunu hissediyordunuz.

İşte bu zamanlarda evimizin o arka camından bir yerlerden ezan sesi geliyordu. Diğer ezanlarla karışsa bile ben ona dikkat kesilip onu duymaya çalışıyordum. Hangi cami hangi hoca hiçbir zaman bilmedim ama çocuk halimle beni bile mest etmişti. Belki de Sunullah Camiinden geliyordu o ezan. Mustafa hoca diye bir müezzini varmış o zamanlar, sevilen, iz bırakmış. Allah rahmet eylesin.

Bentbaşı Camiinde ise Şerafettin Hoca vardı. 1958 model bal renginde Chevrolet marka bir aracı vardı. Öyle bir yaylanırdı ki. O zamanlar o arabaya yeni çıkmış gözde arabalardan sıfır Reno Broadway teklif etmişler de yine vermemiş diye anlatırlardı. Sonra Şerafettin Hoca Haydar Çavuş Camiine tayin olup gitti ve duyduk ki bir namaz esnasında rahmetli olmuş. Allah rahmet eylesin, o ezan onun muydu ki?

Ulu Camiinde o zamanlar -o camii ile özdeşleşmiş- Zihni Hoca mı vardı bilmiyorum ama o ezan aşağıdan geldiği için o olamazdı, Ulu Camii yukarıda kalıyordu. Zihni Hoca emekli olduktan sonra Bagfaş Camiinde görev aldı. Bagfaş Camii özel yapıldığı için devlet kadro vermiyordu, fabrika yönetimince hoca ayarlanıyordu ki nitekim Zihni Hoca’dan önce Bagfaş camiinde İmam Hatip Lisesi emekli müdürü Halit Özkırca o camiinin imam hatipliğini yapmıştı. Rahmetli olunca yerine Zihni Hoca geldi. O da rahmetli oldu, 15 yıl olmuştur, şimdi kim vazife yapıyor malumum değil.

Dedim ya o zamanlar çok uzaklar hem görülebiliyor hem duyulabiliyordu. Çünkü böyle hesapsızca inşa edilmiş yüksek binalar yoktu. Üstelik elektrikli cihazlar ve arabalar az olduğu için gürültü de azdı. Mesela Bandırma- Tekirdağ Feribotları 14:30’da hareketten önce mutlaka korna çalar ve biz bunu Bentbaşı mahallesinde çok rahat duyardık. Belki bu ezan da çok daha uzaklardan geliyordu.  Dere Camii ya da Paşabayır gibi…

İşte böyle…

Çocukluk yıllarımdaki unutamadığım o ezanı bu yazı vesilesi tekrar hatırlamış oldum. Tabi şehrin iz bırakmış diğer değerlerini de…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.