Objektif Haber

TÖRENİ BİZ YAPARIZ EMDE EN ARBİSİNDEN!

TÖRENİ BİZ YAPARIZ EMDE EN ARBİSİNDEN!
Eyüp Demirezen
Eyüp Demirezen( eyup@objektifhaber.com.tr )
13 Mart 2021 - 9:00

Babil’in kulesi yıkıldığında Sümerler sanki yer yüzünden silindi. Büyük İskender, kalıntılarına hayran kalıp tekrar inşa ettirmeye kalksa da ömrü vefa etmedi. Persler ne var ne yok kendilerine ait olmayan her şeyi yıkmıştı.

Onların ganimetleri, tanrılara adanmış sayısız altınlar, bakireler ve zengin bir kültür…

Bizans’ın surları o kadar sağlamdı ki birçok savaş sırasında bile halk eğlenceden geri kalmıyordu. Ta ki Fatih Sultan Mehmet o surları delene kadar. Zafer sonunda, ganimet belli ölçüde askere bahşedildi. Dine dokunulmadıysa da mülk ve değerli olan her şey 3 günde el değiştirdi. Haliyle zafer taçlandırılmalıydı.

2. Dünya Savaşı sonunda ikiye bölünen Almanya, iki ideolojinin baskısıyla bir gece de ortasından 46 kilometrelik bir duvarla karşı karşıya geldi. Almanlara dur diyen kapitalist güçler, Rusların ve benimsedikleri ideolojisinin güçlenmesini istemiyorlardı. Ama bu durum Doğu Almanya’nın çokta umurundaydı. Kendi tarafındaki insanları tutmak için çok katı ve marjinal kararlar alıyordu.

Ancak kapitalizmin sıcak yüzüne bakınca, halkı duvarların durduramayacağını geçte olsa öğrendiler ve binlerce insanın eşliğinde törenlerle 1989 yılında utanç duvarını karşılıklı yıktılar. Bu halkın zaferinde ise ganimet olarak Alman halkının birleşmesini görebiliriz. Çalışıp, araştırıp, ders çıkartarak, ekonomi ve teknoloji de dünyada ilk sıralarda yer alan bir devlet oldu.

Bandırma Belediyesi, meclis üyeleri, muhtarlar ve o muhitte yaşayan birçok kişi hazırlanmış tören eşliğinde genelevi yıktılar. Bandırma halkını sosyal medya ve mesaj yoluyla davet eden belediye başkanımızı, Bandırma’nın büyük bir sorununu çözdüğü için kutlarım…

Bildiğim bileli genelevin varlığı o bölgede hep bir rahatsızlık meselesiydi. Siyasi seçim dönemlerinde oradan oy isteyenlerin birinci vaadi hep “Genelevi kaldıracağım” olmuştur. Bandırma’ya yapılan göçlerin genellikle yerleşim tercihi, ucuz ev kiraları, müstakil yapıları ve az biraz toprakla meşgul olan Anadolu’nun mutaassıp ailelerinin gecekondulularını diktikleri yerdir.

Önceleri merkezde olmayan genelev artık şehrin o yöne ağırlıklı büyümesiyle daha da değerlenen bölgenin içinde kalmıştır. Artık Paşabayır’ın içine sığmayıp Paşakonak, Paşakent isimleriyle, lüx lüx konutların yapılıp, milyonlarla ifade edilen rakamlara satılan evlerin kokusu, gayri menkul fırsatçılarını başka bir deyişle simsarlarını farklı kimliklerle karşımıza çıkarmıştır.

Siz buna isterseniz iş adamı, isterseniz müteahhit ya da emlakçı deyin bunların niyetleri birdir, ucuza arsa kapatmak. Birçok siyasi aktöre isteyip de nasip olmayan bu yıkım acaba genelev “serbest piyasa ekonomisi”ne yenilmeseydi bizim başkana nasip olur muydu, merak etmiyor değilim.

Cep telefonları takoz gibiyken internetin “İ”si ülkemizde bilinmezken, Facebook ve Instagram denilen sosyalleştiriciler birer ütopya iken insanlar birbirleriyle iletişimlerini yüz yüze kurdukları zamanlarda, eteğinin boyunu kısaltan kızlara mahalle abileri bile “Hop kız bu ne hal” deyip, konu komşu ailesini çekiştirirken, genelevler altın zamanlarını yaşıyordu. İster siyasetçi ister bürokrat ol, kapatacağım lafı bile yukarılarda rüzgarlar estiriyordu.

Bu konuyla ilgili eski cumhurbaşkanımız rahmetli Süleyman Demirel’in söyleyip söylemediği belli olmayan ama halk arasında muteber sözü geliyor aklıma…

Şimdi devir sosyal medya zamanı. Artık bu iş bir meslek ve gelir kaynağı oldu. Daha çok izlenme ve takipçi için insanlar neler neler yapıyor bunu telefonlarımızda görüyoruz. İnternette her şey ayan beyan ortada, kim nereye girmiş ne indirmiş ne yazmış ne yüklemiş her şey biliniyor. Şimdi çocuğa seni leylekler getirdi diye söylesek o çocuğun yüzündeki pişkin pişkin sırıtmayı görebiliyorum.

Demek istediğim iffet ve mahrem konuları artık genelevin duvarlarını aştı. Bence tamir edilmesi gereken asıl bu duvarlar.

Şimdi genelevin yıkılmasını bir fetih veya zafer edasıyla gösterenlerin ganimeti, mahallenin namusunu temizleyenler olarak anılmak istemeleri mi yoksa oraya doğru büyüyen şehrin parselcilerini mennun etmek mi, koltuklarını garantiye almak mı bunu zaman gösterecek…

Ama hatırlatmakta fayda var, namus bekçileri pek iyi hatırlanmaz, parselcilerin gözü doymaz, o koltuklar size temelli kalmaz. Eğer bu kenti yönetenler ve yönetmeye aday olanların dertleri mutlu bir şehir ise Sayın Bandırmalılar tören yanlış yerde yapıldı. Çevre meseleleri, şehrin imarı, gençlik, kültür ve sanat, sağlıklı bir kent, yoksulluk, işsizlik, sosyal belediyecilik, koranayı saymıyorum bile…

Başkanımızdan kentimizin en büyük sorunlarından biri olan bu meseleye eli değmişken makam odasının kapısını da yıkıversin.

Töreni biz yaparız emde en arbisinden…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.