Objektif Haber

Mahallenin Köpeği

Mahallenin Köpeği
Sebahattin Pıravadalı( sebahattin@objektifhaber.com.tr )
15 Şubat 2021 - 9:14

Kapıdan çıkmadan tembihledi torununa, “Sobaya dokunma emi kızım. Ben hemen dönücem. Hikaye kitabını oku sen.”

“Onu bitirdim, bende geleyim yeni kitap alalım”

Giydirdi sımsıkı torununu, başına beresini taktı, atkısını sardı, çıktılar sokağa.

Köpeği görünce, “Bu da yeni musallat oldu” dedi. Torunun elini tuttu çekti kendinden yana. “Sokak köpekten geçilmiyor” diye düşündü.

“Eskiden belediye memuru Zehirci Apti vardı. Başıboş köpekleri zehirli etle zehirlerdi. Şimdi ortalık köpek kaynıyor, yolda yürünmez oldu” diye söylendi içinden.

Bakkal Ali Efendi’nin önünden geçerken, “Ekmek ayır bana iki tane francalı, ortası çok sert olmasın dönüşte alırım”

Bakkal Ali Efendi eliyle onayladı.

Pazar Caddesi’nden aşağı doğru indiler.

Sular caddenin ortasından akıyordu, “Ortadan yürüme kız” diye uyardı.

Televizyon tamircisi Tamer içerde birisiyle konuşuyordu, yaklaştı açtı kapıyı, Taner ayağa kalktı, “Buyur abla” dedi.

“Taner kardeşim, biraz büyük ekran televizyon düşerse eline haber et bizimkisi iyice rengarenk göstermeye başladı karışıyor.”

“Ben sana alıp gelicem merak etme ama şu an elimde yok” dedi Tamer.

Tam geri döndüğünde Trenci Şeref’le karşılaştı. Elinde paket yukarı doğru çıkıyordu Trenci Şeref.

“Köpek maması. Evin önünde açlıktan dolanıyor hayvanlar, kış kıyamet yiyecek de yok”

“Hıı” diye başını salladı, “Allah yardımcıları olsun” diye ekledi.

Kızdı içinden, “Bir köpek maması ne kadar, verilir mi o para” diye söylendi.

Adamın yüzüne bakınca gülüşünü gördü, içi ısındı.

Hal binasında bıçakları bilettiler, kelle peyniri aldı peynirciden. “Ortasından kes, kenar verme” dedi.

Hazır doğranmış işkembe aldı, “Jöle” dedi işkembeci, “Artık temizleme gerekmiyor hazır bu”

Kapalı çarşıda, “Su kâadını ödeyeyim. Beş lira olmuş tonu herşeyiniz para utanmazlar”

Eczaneden tansiyon ilacını, kitapçıdan hikaye kitabı aldılar iki tane. Arnavut Ali’den dört tane ekler pasta sardırdı. “Yesin masum” dedi.

Eski kapalı çarşının çevresinde yürürken, “Yaya kaldırımı bir karış kalmış, dükkan nerdeyse dışarda. Sarı çizgi dükkanın içinde kalmış” diye söylendi.

Dönüp dolaştılar babaanne kız. Kızı yolda yürürken gözleriyle sevdi.

Dönüşte Çınarlı çeşmesinin yanında yine karşılaştı Trenci Şeref’le.

El etti, “Şeref Bey bu muydu sizin verdiğiniz yem?” diye sorup, köpeklere aldığı beş kiloluk mama torbasını uzattı.

Trenci Şeref güldü, çakısını çıkarıp usulünce kesti torbanın ağzını, çağırınca koşa koşa geldi köpek.

“Haydi bakalım şu kartonun üzerine boşalt biraz” dedi.

Köpek mamasını yerken birlikte okşuyorlardı başını.

Arada elleri birbirine değdi…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.