Objektif Haber

BANDIRMA’DAN AY’A BAKANLAR!

BANDIRMA’DAN AY’A BAKANLAR!
Kaan Bingül
Kaan Bingül( kaanbingul@objektifhaber.com.tr )
13 Şubat 2021 - 14:49

Bandırma, yıl 1959.

SSCB tarafından Dünya’nın ilk yapay uydusu Sputnik’in, 1957’de uzaya gönderilmesinden iki sene sonrası.

Artuğ Sayıner, Güngör Gezer, Osman Caran, Atilla Yedikardeşler ve Adnan Zambak, sakal ve bıyıkları yeni terlemeye başlayan Bandırmalı beş yakın arkadaş.  

Arkadaşlarının dalga geçmesine aldırmadan, öğrencisi oldukları Şehit Mehmet Günenç Lisesi’nde Bandırma Füze Kulübünü kurdular. Kulüp bir süre sonra okuldan bağımsız olarak “Bandırma Havacılık ve Uzay Araştırma Derneği” ismiyle resmiyet kazanır.

Harıl harıl çalışmaya başlarlar.

Yılın sonlarına doğru bir metre boyunda, 10 santimetre çapında ve üç kilo ağırlığındaki Bernark tipi füze fırlatılmaya hazırdır.

Sahilde düzenek kurulur, yaklaşık 40 metre yükseğe çıktıktan sonra denize çakılır. Bir süre sonra yapılan ikinci atış denemesi de başarısızlıkla sonuçlanır.

“N’aber füzeciler, hani Ay’a gidiyordunuz?”, “Füzeci ağabey, dikkat et cebinde patlamasın!”, “Gazoza bak, senin füzenden iyi patlar.” sözleriyle Bandırma’da alay konusu olurlar.

Moralleri bozulsa da vazgeçmez hiçbiri. Gece gündüz demeden çalışmaya devam ederler.

1960 yılı Şubat ayında üçüncü denemelerinde otomatik ateşleme sistemine sahip, 1,5 metre boyunda, 10 santimetre çapındaki füzelerini 750 metre yüksekliğe fırlatmayı başarırlar.

Herkesin dalga geçtiği Bandırmalı beş gencin başarısı Avrupa ve Amerika’da büyük ses getirir. Amerika, Hollanda ve İtalya’da uzay çalışmaları ile ilgili dergilerde yer alırlar. Amerika Basın Ataşeliği, Amerika’da yayınlanmak üzere röportaj yapar.

Gençlerin çalışması dikkat çekmeye başlayınca ekibe, İTÜ Makine Mühendisliği’nde görev yapan akademisyen Kirkor Divarcı’da katılır. Divarcı’nın hayali kendi tasarladığı Marmara-1 isimli roketi fırlatmaktır.

1962 yılında üzerinde Türk bayrağı olan, 1 metre 33 santimetrelik, 1,5 kilogramlık ilk Türk füzesi Marmara-1 gökyüzünde süzülmektedir.

920 metre yüksekliğe çıkan füze, gökyüzünü zorlayan “ilk gerçek füzemiz” olarak tarihe adını yazdırır.

Marmara-1’i, sırasıyla Marmara-2, Hürriyet-1 ve Hürriyet-2, Marmara 3 füzeleri izler.

Marmara-4, 5 bin 415 kilometre yükseğe çıkarak müthiş bir başarı sağlar.

Kirkor’un da ekibe katılmasıyla bambaşka hayaller kurmaya başlar gençler. Projeler birbirini izler Sirius, Vega, Aktrüs, Ata-1, Uçan Türk.

Uzaya canlı göndermek için 500 kilogram ağırlığında ve 4 metre uzunluğundaki Aktrüs roketini tasarlarlar. Bir fare kapsüle konulup uzaya gönderilecek, roket 150 kilometreye ulaşınca kapsül ayrılacak, ayrılan kapsülden düşen fare paraşütle dünyaya inecek, böylece farenin durumu görülebilecekti.

1966 yılında havacılık sergisinde füzelerle birlikte sergiledikleri, Amerika Haberler Merkezi tarafından hediye edilen X-35 uçağının maketi adeta sonun başlangıcı olur. Uzaya mı gideceksiniz diye dalga geçilen gençler bu kez Amerikan propagandası yapmakla suçlanır.

Karalama kampanyası başlamıştır.

Üstüne ekibin beyni Kirkor’un evinde bilinmeyen bir sebeple yangın çıkar ve projelere dair tüm yazılı belgeler, planlar evle birlikte kül olur.

Kirkor’la birlikte Bandırmalı gençlerde vazgeçer hayallerinden.

Vazgeçirilirler…

50 yıl sonra “Aşağı bakmayacağız” diyen gençlere polis ordusuyla saldırıp, “Ay’la temas kuracağız” diyor ülkeyi yönetenler.

Demek ki; Bandırmalı beş gencin ve Kirkor’un hayallerinden neden vazgeçtiğini anlamamış kimse.

Önce gençlerin kalbine girin, Ay’a sonra gidersiniz…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.