Objektif Haber

Görünmez Çocuk

Görünmez Çocuk
77 views
09 Şubat 2021 - 8:13

“Bir kişiye verilecek en büyük ceza, o kişiyi planlı olarak gruptan dışlamaktır.” Sosyal psikoloji dersinde bu cümleyi duyduğumuzda aklımıza ilk gelen şey cezaevleri olmuştu. Tecrit edilmek, toplumun dışında olmak gerçekten büyük bir cezadır.

Sonraları, dışlama cezasının aslında toplumun içinde de ne kadar yaygın olduğunu ve bazen bu cezayı almak için bir suç işlemeye gerek olmadığını ürpererek fark ettik. Bu duruma iyi bir örnek akran zorbalığıdır. Birçok eğitimci, akran zorbalığına maruz kalıp gruptan dışlanan çocukların duygusal olarak yaralandıklarına, dayak yemeyi gruptan atılmaya tercih ettiklerine çok defa şahit olmuştur.

Katıldığım bir sempozyumda konuşmacı, sosyal dışlamadan bahsederken psikoloji profesörü Kepling Williams’ın Social Rejection (sosyal dışlama)* isimli videosuna atıfta bulunmuştu.

Videoda, Kepling, başından geçen bir olayı şöyle özetliyor; “Göl kenarında parkta köpeğimle otururken, frizbi oynayan iki çocuk gördüm. Frizbi tesadüfen yanıma düşünce onlara fırlattım, onlar da tekrar bana attılar. Böylece gruplarına dahil oldum. Birkaç dakika boyunca frezbiyi bana da atmaya devam ettiler. Sonra bir anda bana atmayı kestiler ve sanki ben orada yokmuşum gibi frizbiyi sadece birbirlerine attılar. O an berbat hissettim. Sonra yeniden köpeğimle ve kendimle baş başa kaldım.”

Araştırmacı daha sonra bu durumun duygusal etkilerine laboratuvar ortamında bakmak istiyor.

Önce çocukları grup içinde beğenilme ve popüler olma durumuna göre puanlıyor. (Sosyal ortamda yıldızı yüksekler ve düşükler). Sonra da çocuklara dijital ortamda katılımcıların birbirlerine top atmalarını içeren bir oyun (Cyberball) oynatıyor. Çocuklar oyundaki görsel becerilerinin değerlendirildiğini düşünürken araştırmacı oyun sırasında sosyal dışlamanın çocuk üzerindeki etkisini ölçüyor.  

Sonuçta, gözde olan çocukların oyunda kendilerine top atılmadığında bu durumdan çok da rahatsız olmadıkları, oyundaki dışlanmadan pek de olumsuz etkilenmedikleri görülüyor. Ancak gözde olmayan, yıldızı düşük olan çocuklara top gelmediğinde, yani tercih edilmediklerinde, çocukların, fiziksel yaralanmalarda olduğu gibi acı hissetmeye başladıkları görülüyor. Yani çocuklar basit bir bilgisayar oyununda dışlandığını hissettiklerinde, canları yanıyor.

Bir süre önce ergenlik döneminin sonlarında olan bir kız çocuğuyla görüşme yapmıştım. Sınıf arkadaşlarına fiziksel saldırıda bulunduğu için ceza almıştı. Görüşmeye, kavgacı ve uyumsuz bir çocuk beklerken karşımda gayet uyumlu, utangaç ve mahcup bir kız bulmuştum.

Öyküsünü alırken annesi söze girdi ve kızının son yıllarda arkadaş çevresinin kötü olduğunu, sosyal çevresi değişince de kızının, sigara kullanmak, kavga etmek ya da kollarına kesi atmak gibi olumsuz davranışlarda bulunduğunu söyledi.

Bunun üzerine çocuk, derin nefes alıp anlattı: “Ben çekingen biriyim. Lisenin ilk zamanlarında bir arkadaş grubumuz vardı. Bir gün grubumuzda popüler olan kız arkadaşımla tartıştık. O tartışmadan sonra o arkadaşım, aramıza bir mesafe koydu ve gruptaki diğer kızlara da aynı şeyi yapmalarını söyledi. Ben sönük bir kız olduğum için sınıfındakiler onun tarafına geçtiler. Böyle olunca kimse benimle takılmıyordu, beni kabul etmiyorlardı ve ben arkadaş bulamıyordum. Sonra annemin bahsettiği grup, beni aralarına aldı. Onlar beni üzmedi. Ben de aralarında kalmak için onlar gibi oldum; yap dediler yaptım, iç dediler içtim.

“Bu arkadaş grubunla birçok şey yapıyordun. Peki, önceki arkadaş grubun sana ne söylüyordu” diye sordum.

“Onlar mı, onlar bana hiçbir şey söylemiyorlardı. Beni görmüyorlardı ki.”

Çocuk, görünmez olduğu popüler bir gruptansa, kabul edildiği uyumsuz bir grubu seçmişti. Sosyal dışlama ortaya suça sürüklenen bir çocuk yaratmıştı.

Çocuk davranışında sosyal çevrenin ve akranların ne kadar etkili olduğunu anlatan basit bir örnek.

* https://www.youtube.com/watch?v=A3UTXsJzAj4&t=36s

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.