Objektif Haber

Öğrenci, Öğretmen ve Velilerin Uzaktan Eğitimle İmtihanı

Öğrenci, Öğretmen ve Velilerin Uzaktan Eğitimle İmtihanı
Levent Karaçay
Levent Karaçay( karacay@objektifhaber.com.tr )
16 Ocak 2021 - 17:46

Covid-19 sürecinin başlamasıyla birlikte eğitimle ilgili olarak, öğrencilerin sağlığı ile geleceği arasında yaşanan ikilem belki de gündemi en çok meşgul eden konu olarak karşımıza çıktı.

Yetkililer yüz yüze eğitim devam mı etsin yoksa uzaktan eğitime mi geçilsin ikilemini yaşarken, aynı ikilemi velilerde yaşadı. Öncelik çocukların sağlığımı yoksa geleceğimi bilmecesine cevap aranırken, karar vericiler çocukların sağlığının daha önemli olduğunu düşündü ve uzaktan eğitime geçilmesini kararlaştırdı.

İşte sınavda bu andan itibaren başlamış oldu.

Ancak bu sınav sadece öğrencilerin sınavı değildi, bu sınavdan öğretmenler ve velilerde sorumluydu. Uzun süre ‘uzaktan eğitim’ (Her öğrencinin hem coğrafi koşulları hem de ekonomik koşulları eşit olmadığı için) ciddi şekilde eğitimde eşitsizlik yarattığı şeklinde yorumlandı. Bu şekilde yorumlayanlar haksızda sayılmazlardı. Birçok sorunla karşı karşıya olan binlerde öğrenci olduğunu biliyoruz. Bilgisayarı, tableti veya interneti olmayan ve hatta televizyonu bile olmayan öğrencilerin eğitime ulaşmak için nasıl zorluklar yaşadıklarını meslektaşlarımın yaptıkları haberlerden izledik.

Durum böyle olunca ‘Uzaktan Eğitim‘ kavramı hayatımıza iyiden iyiye girdi ve eğitim dijital ortama taşınmış oldu. Uzaktan eğitimle birlikte Zoom, K12, EBA ve Whatsapp gibi iletişim uygulamaları da adeta hayatımızın bir parçası haline geldi. Bu uygulamaları sadece öğrencilerin bilmesi yeterli değildi, öğretmenlerinde bilmesi ve uzaktan eğitimi en iyi şekilde verebilmek için iyi planlayıp öğrencilere anlatması gerekti. Aynı uygulamaları en az öğretmenler ve öğrenciler kadar velilerinde bilmesi şart oldu.

Diğer taraftan ise bu uygulamalara ulaşabilmek için öncelikle bir bilgisayar ve cep telefonu, bunlarla birlikte internet gerekti. İşte eşitsizlikte burada başladı. Birçok aile zaten geçim sıkıntısı yaşarken birde hiçte ucuz olmayan yeni bir masrafla karşı karşıya kaldı. Bu cihazları temin edemeyen çok sayıda öğrenci ne yazık ki uzaktan bile olsa eğitim alamadı. Devletin bazı kurumları, hayırseverler ve belediyelerin bu konu hakkında çalışmaları olsa da henüz imkansızlık nedeniyle eğitime ulaşamayan öğrenci sayısı hiç de az sayılmaz.

Hadi yukarıda sıraladığımız problemleri çözdük diyelim bu sizce yeterli oldu mu? “Olmadı” dediğinizi bir veli olarak duyar gibiyim. Bağlantı kopması gibi nedenlerle yaşanan teknik aksaklıklar, öğrencilerin derse devam zorunluluğunun olmaması, internet erişimi sıkıntısı, EBA’daki eksiklik ve aksaklıklar, ödevlendirmenin ve ödev takibinin nitelikli olmaması, tam anlamıyla ölçme-değerlendirme yapılamaması şeklinde sorunlar yaşanmaya başlandı.

Yine geleneksel yöntemlerin uzaktan eğitimde yetersiz kalması, iş yükünün artmış olması, bazı derslerde çevirim içi içerik yetersizliği, öğretim programlarının uzaktan eğitime uygun olmaması, teknolojik donanım yetersizliği, dijital araçların yetersizliği ve teknolojik okur yazarlık düzeyinin düşük olması da uzaktan eğitim sürecinde en çok karşılaşılan önemli sorunlar olarak belirlenmiştir.

TÜRK EĞİTİM SEN yaptığı araştırmada, öğrenciler uzaktan eğitimde derslere tam olarak devam etmemekte ve uzaktan eğitime öğrenci katılımının yüzde 50’nin altında olduğunu ifade etmişlerdir.

Gene TÜRK EĞİTİM SEN’nin yapmış olduğu araştırmada uzaktan eğitimde aile boyutunda birçok sorunun yüksek düzeyde olduğu belirlenmiştir. Ailelerin ilgisiz tutumu, uzaktan eğitimi zorunlu bir süreç olarak algılamamaları; uzaktan eğitim süreçlerinden yüz yüze eğitimdeki başarı ve verimi beklemeleri; ailelerin uzaktan eğitim süreçleri hakkında yeterlik düzeylerinin düşük olması; çalışan ebeveynlerin yeterli desteği vermemesi ve ailelerin teknolojiden uzak olması aile boyutunda diğer sorunlardır.

Her öğrencinin aynı mental ve fiziksel özelliklere sahip olmadığını düşünecek olursak, uzaktan eğitimde bütün öğrencilerden aynı başarıyı beklemek sanırım gerçekçi bir yaklaşım olmaz. Yetişkinlerin bile bir konuya en fazla 20 dakika dikkatini verebildiğini düşünecek olursak, çocukların yaklaşık 40 dakika süren dersi dikkatli bir şekilde dinlemesini beklemek pek de mümkün olmayacaktır. Öğretmenle doğrudan göz teması kurmadığını ve çevresinde birçok uyaranında olduğunu düşünecek olursak ‘Uzaktan Eğitimin’ pek de fayda sağladığını söyleyemeyiz.

Teknolojik aletlerin uzun süre kullanıldığında hem zihinsel hem de fiziksel olarak verdiği zararlara girmek bile istemiyorum.

Sonuç olarak şunu söylemekte fayda görüyorum. Çocuklarımızın geleceği adına, koşullar oluştuğunda pandemi süresi boyunca verilen uzaktan eğitimin sil baştan tekrar edilmesi düşünülmelidir.

Bir an önce uygun koşulların oluşmasını ve yüz yüze eğitimin başlamasını temenni ederek herkese sağlıklı günler dilerim…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.