Reklam

Bandırma Haber

AFEDERSİNİZ, DÜNYA BABANIZIN ÇİFTLİĞİ Mİ?

Ben küçük bir kentin bir mahallesinde oturup, bu günde hava çok soğuk evden çıkmasam diye düşünen, ama markete gitmek gerekir en azından, ne yemek yapsak ki bu gün planları yapan biri olarak Kasım Süleymani’nin adını hiç duymamıştım. O İran halkının bir bölümünün kahramanı iken, benim kahramanlarım şu an okuduğum kitap olan Kemal Tahir’in Esir Şehrin İnsanlarında yer alan Kamil Bey ve eşi Nermin idi.

AFEDERSİNİZ, DÜNYA BABANIZIN ÇİFTLİĞİ Mİ?
Nazan ÇİNKO
Nazan ÇİNKO( nazan.cinko@objektifhaber.com.tr )
1.935 views
11 Ocak 2020 - 9:18

2020’nin ilk günlerinde bir suikast ile öldürüldüğünde öğrendim kendisini.  ABD başkanı Trump’ tan duydum ilk defa adını, Turuncu kafasıyla Başkan çıktı dünyanın karşısına,

’Savaşı durdurmak için Süleymani’yi öldürdük; emri ben verdim… bir savaş başlatmak için değil savaşı durdurmak için yapılan bir hareketti,  dedi, hiç kıvırmadan, eğip bükmeden. Öyle bir kibir vardı ki yüzünde, dünyaya meydan okuyan bir ifade. Korkusuz, müdanasız ve kışkırtıcı ve de bir savaşı durdurmak için başka bir aleni savaş ilanı.

Sonra okudum, kimdi bu ölümü ile 3.Dünya savaşına bile sebep olacak şahsiyet. İran’daki molla rejiminin askeri gücü İran Devrim Muhafızları’nın gizli dış operasyonlarından sorumlu özel kuvvetleri olan Kudüs Güçleri’nin komutanı ve İran halkının bir bölümü için dini liderlerin bile ötesinde bir halk kahramanı. Adeta doğuda bir che Guavere benzetmeleri yapılmaya başlanmış bile. Ama madalyonun öteki yüzünde ise,  İranlıların ve bölgenin bir bölümü için özgürlük isteyen öğrencilerin kanı var elinde. ( Bir uzman açıklaması beni bile komplo üretmeye itti. Hamaney’den sonra Lider olmak için en kuvvetli aday Süleymani imiş. Hani derler ya, devrim kendi evlatlarını yer, diye. Trump bu suikast ile kendi ülkesinde elini güçlendirirken, ekonomik darboğaz ve özgürlük mücadelesi veren kesim ile başı dertte olan İran yönetimi de bu sayede kitleleri bir araya getirip milliyetçi ve dini duygular çerçevesinde kenetleniverdi.)

’kılıçla yaşayan kılıçla ölür’’ sözünü doğru çıkarırcasına öldürülmüş Kasım Süleymani.

Kimi için şehit. Özellikle Şiilikte şehitlik statüsü Sünnilikte olduğundan çok daha önemlidir. Her şehit Kerbela şehidi Hz. Hüseyin ile özdeşleşir. Suikast sonrası bizzat İran Lideri Hamaney’in resmi sitesinde e yayınlanan paylaşımda HZ. Hüseyin tarafından karşılandı bile ahirette.

 Katoliklerdeki Çarmıha gerilmiş İsa figürü gibidir Şiilik ‘teki şehit figürü. Kitleleri çekici, birleştirici etki yapar. İran Devrim Muhafızları Kudüs Gücü Komutanı Tümgeneral Kasım Süleymani’nin 2020 yılında uğradığı bu suikast, belki de Avusturya – Macaristan İmparatorluğu veliahdı Franz Ferdinand’ın 1914’te Sırp milliyetçileri tarafından katledilmesi kadar önemli bir olay.  Tarihteki bu olay 1. Dünya Savaşı’nın belki sebebi değildi ama ona giden süreçte “bardağı taşıran son damla” olmuştu.(akdoğan özkan, t24)  Şimdi ise ne olacağını kimse kestiremiyor.

İran da 3 günlük yas ilan ediliyor ve İran ‘’35 hedef belirledik, intikamımız alınacak’’ diyor. Bu tür coğrafyalarda kahramanlar simgeleştirilir, uğrunda ölünür, Amerika belli ki bile bile seçti Süleymani’yi. Can evinden vurdu İran’ı, düşmanını…

Amerika ‘’ bizimki ile orantılı bir intikam alın hiç olmazsa’’ diyor sonra da , ‘’ biz de 52 İran sahasını hedef aldık ‘’ diyor ve karşılıklı cephelerde restleşiyorlar.

ABD, İsrail, İran, Çin, Suriye, Irak, Rusya, Türkiye, Ürdün, Filistin, Kudüs, Batı Şeria… Doğu-Batı; Yahudilik-İslam; Hilâl-Salîb (Haç); Şiî-Sünni; Arap-İsrail, İsrail-İran, İran-Arap; Rus-Amerikan ilişki, zıtlık, rekabet, düşmanlık ve çatışmaları, silah endüstrisi, petrol, Hürmüz boğazı…

Ben paşa kentte evimde oturuyorken, bir batıya bakıyorum Amerika, bir doğuya bakıyorum İran… Arada kalmış hissediyorum kendimi, iki arada bir derede. Hiç suçum da yok ki benim yahu, diyorum, benim gibilerin ne günahı var, siz karşılıklı atıp tutuyorsunuz da…

Sonra aklıma geliyor filler tepişirken ne olduğunu anlayamadan ezilenler.

Suruç’ta bombalarla yüzlerce parçaya bölünen cesedi bile toparlanamayan Kocaeli Ün. Öğrencisi Nazlı Akyürek mesela,

Amerika’da 11 Eylül çatışmalarında ölen 3000 kişiden biri olan itfaiyeci Lawrence Stack mesela,

Filistin kamplarına yapılan kanlı baskında ölen Nafi Cemil Es Sadi gibi,

İsrail’de bir sinagoga yapılan baskında ibadet ederken ölen insanlar mesela,

Yeni Zelenda’da 2 Cami’ye yapılan saldırılarda katledilen 49 Müslüman gibi,

Mısır’da Cuma namazında katledilen 235 kişi mesela,

Daha daha daha gerilere gitmeyelim isterseniz, insanlık ayıplarımız iyice çıkmasın ortaya…

Hepsi unutuldu değil mi, hepsi birer ışıktı aslında kendi evlerinde, söndürüldüler kim olduğunu bilmedikleri güçler tarafından, ne uğruna, kimin çıkarları için. Hiç olmazsa bilselerdi niçin öldüklerini.

 Trump bağırıyor: Biz yaptık, diye, saklamıyor bile, saklamaya gerek duymuyor. Şimdi karşı hamle bekliyor dünya. Ne var ki yine ölür 50 ya da 100 kişi ya da 500 ne bileyim işte. Kim bilir belki yine bir ibadethane ’de dua edenler, ya da gökdelenlerde ya da fabrika tezgâhlarında ekmek parasının peşinde olanlar ya da bir askeri konvoyda yer alan genç insanlar insansız bir hava aracının kurbanı oluverirler. Belki de basılır birkaç Amerikan üssü, birkaç diplomat yok edilir belki. Belki İran’da çokça kan dökülüverir. İsimleri yazılır önce, hatta birçoğunun ismi bile saptanamaz, hikâyelerini okur üzülürüz o an, sonra unutuveririz. Alışkın coğrafyalar nasılsa, Amerika nasıl unutuverdi 11 E Eylül’ü, yine unutuverir bu günleri de. Irak, İran zaten yıllardır kayıp insanlar ülkesi.

Bu arada kapalı kapılar ardında ölenlerin cesetleri üzerinden pazarlıklar yapılır, silahlar satılır, bombalar pazarlanır. 

Kana susamış vampirler, gözü dönmüş katillerin yönettiği bir dünyada Var mı barıştan söz eden, kaldı mı silahları yok edelim diyebilen.

Dünya yanıyor alev alev. Ortadoğu yanıyor, kanıyor. Petrol ateş almış alevleri tüm coğrafyayı yok etmek üzere. Kaçıyor insanlar, denizlere dökülüyor alevlerden kurtulmak için, ya da Cumhuriyetine sıkı sıkıya sahip çıkmaya çalışan ülkemize sığınıyor.

Dünyanın öbür ucunda Avustralya yanıyor, kangurular insanlara sarılmış kurtar beni der gibi, nerden bilsin zavallı hayvancıklar yok eden zaten insanoğlu. Binlerce hayvan, binlerce bitki, kocaman bir ekosistem yok oluyor.

İnsanoğlu yakıyor geleceğini, çocuklarına, torunlarına, kendisinden sonrakilere adeta bir hınç duyar gibi kavuruyor dünyayı.

Ve de açık açık hiç utanmadan ‘’ben yaptım’’ diyor.

Bize de son cümle ‘’kendi düşen ağlamaz’ ’demek kalıyor.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.