Reklam

Bandırma Haber

SOL KROŞE…

Bahar zamanıydı, ağaçlar çiçeklenmiş, toprak yeşermişti. Ülkemin insanlarında da düşünceler yeşeriyordu çiçek çiçek, sevgi dolu kucak kucak.

SOL KROŞE…
Nazan ÇİNKO
Nazan ÇİNKO( nazan.cinko@objektifhaber.com.tr )
5.717 views
24 Nisan 2019 - 9:46

Bu duygularla geziyorduk Safranbolu sokaklarında.  Cemil İpekçi Sokağı verilmişti bir köyün mahallesine. Ünlü soprano Leyla Gencer ve dünyaca ünlü modacı İpekçinin köyünde, YÖRÜK köyü. Uzaklardan gelip yerleşmiş  onlarda buraya, hepimizin ataları gibi. Konaklar yapmışlar, ihtişamlı, o şartlarda. Kâgir ve ahşap. Şimdi kimi hala heybetli ve bakımlı, kimi unutulmuş, küskün.

Safranbolu’nun dar sokaklarına giriyoruz. Lokum tutuyor birbirinden güzel kızlar. Hoş geldiniz, diyerek. Safranlı, narlı, fıstıklı. Tatlı yiyor, tatlı konuşuyoruz. Nereden geldiniz diyorlar, Bandırma, diyoruz. AHH, NE GÜZEL deniziniz, balığınız diyorlar. Biz de onların daracık taşlı sokaklarında kaybolmak istiyoruz.

Bu duygularla mutlu ve mutluluktan sarhoş gezerken, hiç anlayamadım,  bir YUMRUK geldi suratıma. Gözlüğüm dağıldı, düştü yere. Göremiyordum etrafımı, bir sis bulutu vardı çevremde.

Canım çok acımıştı, çok, onu hissediyordum sadece. Gözlüğümü bulabilsem, yumruk nereden geldi, kim attı bu yumruğu anlayacaktım. 

Safranbolu’da kimseyi tanımazdım, kime ne zarar vermiş olabilirdim ki bu yumruğu hak edecek?

Toparlanamıyordum bir türlü, çünkü itilip kakılıyordum oradan oraya birileri tarafından…

Sis bulutunun içindeydi bana yumruk atanlar sanki, beni itip kakanların yüzleri görünmüyordu, sisin içine saklanmışlardı puslu havayı sevenler gibi.  Safranbolu halkı olamazdı, çünkü onlar çok misafirperverdi, hepsi dosttu, bizi kucaklamışlardı, konaklarında doyurmuşlardı, bükmeleri ile kuyu kebaplarıyla, zerdeleriyle… Biliyordum onlardan zarar gelmezdi.

Sisin içinden geliyordu bu düşmanca sesler. Birileri bağırıyordu çığlık çığlığa.

Hain bunlar, terörist bunlar,

‘’şehit cenazelerinize bile almayın bunları’’

Bütün ülkeye yayılmıştı sis ve sisin içindeki düşmanca bağırışlar…

Ellerini kirletmeden, sisin içinden karıştırıyorlardı ortalığı.

Bir kadın sesi kulağımda’ ’yakın bunları’’ Aynı Sivas gibi. Yaktılar ya şairleri, ozanları, sadece sevgi sözcükleriyle konuşanları, dize dize kardeşlik yazanları.

Şaşırdım…

Hain ben miydim, terörist ben miydim, Habur’da ben mi tokalaşmıştım ki Pkk’lılarla, Fetö ile benim mi resmim vardı ki bir yerlerde, 

video kayıtlarım mı vardı acaba gizli kapılar arkasında ülke paylaşılırken,

Paraları ben mi kaçırdım bavul bavul adalara,

ben mi demiştim ki, ne istediniz de vermedik, diye,

binlerce şehidi ben mi verdirtmiştim beceriksizlikleriyle, yüzlerce insanı ben mi meydanlarda bombalarla parçaladım  7 Haziran 2015’ te, oysa bilmezlerdi ki bizim evde karıncalar cirit atar, öldürtmez benim oğlum onları bile.

Yumruğu ben mi hak etmiştim, biz mi hak etmiştik yani?

Canım çok acıyordu bunları düşünürken, gözlüğümü arıyordum bir yandan. Sisin içindekileri göreyim diye.  Ama sonra aramaktan vazgeçtim, görmeme gerek yoktu, seslerinden tanıyordum, aylardır bağırıyorlardı çünkü meydanlarda düşmanlıkla, hınçla…

Biliyordum ben yumruk attıranları. Onlar sevgi sözcüklerine dayanamayanlardı, kardeşliği seçen ve artık düşmanlık dolu sözcüklerden bıkan halkından korkanlardı, İstanbul’un rantını elinden kaçıranlardı, ‘’hak yemem, kimsenin de hakkını yedirtmem, diyenlere düşman olanlardı, gerginlikten beslenenlerdi, halkı birbirine düşürüp kendi iktidarlarının beka’ sını korumaya çalışanlardı, kan dökülmesinden korkmayanlardı, sessiz ve derinden barış mimarı olma yolunda ilerleyen parti liderlerinden korkanlardı, yeni düşmanlara, yeni savaşlara ihtiyacı olanlardı…

Burnum kanıyordu kırmızı,

Ama hissediyordu yine de çevremdeki kokuyu, nasıl tarif etsem, o mis kokuyu,

Sanki sarhoş edecek kadar güçlü leylak kokusu,

Sanki yağmurdan sonra gelen ıslak toprak kokusu,

 Sanki yeni kesilmiş çimenlerin kokusu

Sanki sanki bahar kokusu…

Burnumdan akan kanı sildim elimin tersiyle,

Elimi uzattım safranlı bir lokum aldım bana uzanan genç kızın elinden, yürüdüm daracık taşlı sokaklarda  yumruklardan hiç korkmadan…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.